Bir kural koyucu olarak “tüketici” ve Titanyum Dioksit

Bir kural koyucu olarak “tüketici” ve Titanyum dioksit

Beyaz renk, gerek ilaçlarda gerekse destekleyici beslenme ürünlerinde sunum estetiği ve ürettiği çağrışımlar açısından son derece stratejiktir. E171 olarak da anılan titanyum dioksit (TiO2 ), beyazlatma işlevi için yaygın şekilde kullanılmaktadır ve nutrasötiklerdeki (takviye edici gıdalar) en önemli gıda katkı maddelerinden biridir. Beyazlatma deyince lütfen temizlik malzemelerindeki beyazlatma ajanlarına gitmesin aklınız. Tüketicilerin TiO2 ile ilgili endişeleri, TiO2 parçacıklarını solunum sistemi için potansiyel bir risk olarak tanımlayan çeşitli çalışmalardan kaynaklanmaktadır. Bilim çevreleri bu çalışmaların tanımladığı riski ve çalışmaların doğrudan yapılış şeklini tartışmalı da bulmaktadır. Bilimin güzelliği de burada olsa gerek. TiO2 parçacıkları akciğerlerde, sindirim sisteminde, karaciğerde, kalpte, dalakta, böbreklerde ve kalp kasında solunduktan veya ağızdan alındıktan sonra birikebileceğinden potansiyel riskler ürettiği giderek daha yaygın şekilde bildirilmekte. Ancak ortada kesin ve herkesçe kabul görmüş bir fikir birliği yok.

Bu endişelerin haklı olup olmadığı merak konusuyken Avrupa Birliği Komisyonu, gıda katkı maddelerinin güvenliliğini düzenli olarak değerlendirmektedir. Fransız Gıda, Çevre ve İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı (ANSES) tarafından Nisan 2019′ da TiO2 değerlendirmesine yanıt olarak AB komisyonu, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesinden (EFSA) acil bilimsel ve teknik yardım talep etti. ANSES, katkı maddesi ile ilgili son bilimsel çalışmaları incelemiş ve hiçbirinin potansiyel riski doğrulayacak veya ortadan kaldıracak kadar güçlü olmadığına kanaat getirmişti. EFSA, Fransız yorumuna katılarak belirsizliklerin ve veri boşluklarının hala var olduğunu kabul etmiş olmasına karşın AB’nin yakın gelecekte tüm birlik ülkelerine bir sınırlama veya yasaklama getirmeye niyeti yok.

TiO2 içermeyen nutrasötik ürünlere olan talep, aynı zamanda “Clean Label” (temiz etiket/içerik) hareketi adı verilen tüketici odaklı bir yönelimin önerisidir. Bu tüketici organizasyonuna göre her “temiz etiket” üründe, tanınması, anlaşılması ve telaffuz edilmesi kolay, tanıdık, basit bileşenler kullanmalıdır.

TiO2 bu tüketici yöneliminin hışmına uğrayanlar arasında tek başına değil. Tüketiciler, nutrasötiklerdeki tüm yapay bileşenleri doğal içeriklerle yer değiştirmeye, etiketlerde içerikler hakkında daha aydınlatıcı bilgilere yer verilmesini istemeye ve etiketlerde şeffaflık talep etmeye yöneldi.

TiO2 içermeyen reçetesiz ilaç ve sağlık ürünlerinde de bu talep yavaş yavaş büyümeye başlıyor. Bazı düzenleyici kurumlar bu hareketi destekledi ve Fransa ANSES kararına karşın TiO2 ‘ in gıdalarda kullanımına kısıtlama getirdi.

Sonuç olarak, nutrasötik ve ilaç endüstrileri akışkanlık arttırıcı, kaydırıcı, bağlayıcı, dolgu maddeleri ve pigmentler dâhil olmak üzere tüm katı sunum şekillerinde (tablet, kapsül, granül gibi) titanyum dioksitli yardımcı maddelere alternatifler arıyor. TiO2 ‘e ek olarak, üreticiler şu anda sentetik renklendiriciler, demir oksitler, silikon dioksitler, yağ asitlerinin magnezyum tuzları ve talk için alternatifler de değerlendiriyor.

Yeni, tüketici dostu bileşenlere yönelik bu talep, marka sahipleri ve fason üreticiler için zorluklar yaratmaya şimdiden başladı.